Yıllar geçmiş… Keloğlan büyümüş, olgun bir adam olmuş. Her gün üç fide ekmiş: bir tepeye, bir dere kenarına, bir köy yoluna… Ve bir gün dönüp bakmış ki bütün Anadolu baştan başa zeytin ağaçlarıyla dolmuş. İnsanlar yeniden gülmeye başlamış, kuşlar çoğalmış, toprak bereketlenmiş. Keloğlan gülümsemiş ve demiş ki: — Demek ki dünya sevgiyle yeşeriyormuş. Ve o günden sonra Anadolu sadece bir toprak değil, koca bir umut bahçesi olmuş.
Saf pamuklu bez kağıt üzerine akrilik 56*76, 2025
Keloğlan, özellikle Türk ve Altay mitolojisinde, masal, fıkra ve benzer halk anlatılarında adı geçen saçsız masal kahramanıdır.Türk masal anlatılarında halkı temsil eden bir karakterdir. Başlıca özellikleri dürüstlüğü, mertliği, cesareti, yardımseverliği, cömertliği ve kurnazlığıdır. Yoksul bir karı-kocanın veya yoksul bir kadının oğlu yahut da yaşlı bir kadının torunu olarak anlatılan Keloğlan, masalların başında beceriksiz, tembel kişilik sergilese de olayların gelişmesiyle Keloğlanın kurnaz, cesur ve becerikli olduğu ortaya çıkar; yaşından ve boyundan umulmadık şekilde zorlukların üstesinden gelir.
